Kimin Özgür Suriye Ordusu? Türkiye’nin Afrin Saldırılarına Direnen Arap Muhalifler – Mohammed Elnaiem


12643b444Gerçekten de tuhaf bir manzara. Savaş alanında iki düşman aynı bayrağı sallıyor. Ama Suriye’de durum böyle.

Bir tarafta İslamcı grupların karışımından oluşan Türkiye destekli isyancılar (TÖSO) silahlı Türk araçlarının eşliğinde Özgür Suriye bayrağı sallıyor. Zar zor koordine edilen bu askerler sırayla kendi bayrakları ve Türkiye bayrağını sallarken mutlular. Bu genç cihatçılar için Erdoğan, neo halifelik fantezilerinin tahtı için olası bir aday. TÖSO içindeki Levant Cephesi taburu, Afrin’in işgalinin kendi grubunun aşmayacağı bir kırmızı çizgi olduğunda ısrar eden eski müttefiki bir Kürt tugayının komutanına işkence yapmasıyla biliniyor. Sonrasında bu Kürt grup koalisyondan atılmıştı.

Bir de Demokratik Kuzey Tugayı’nı örnek alabileceğimiz diğer taraf var. Amblemlerinde Levant Taburu’nun da taşıdığı aynı Özgür Suriye bayrağı var ama onlar Demokratik Suriye Güçleri içerisindeler ve 2014’ten bu yana hem askeri hem de ideolojik anlamda Kürt YPG ile güçlü bir ittifak içerisindeler. Çoğu İdlip, Halep ve Kuzey Suriye’nin çeşitli şehirlerinden gelen Arap savaşçılardan oluşan Demokratik Kuzey Tugayı, Kürtlerin önderliğini yaptığı Demokratik Kuzey Suriye Federasyonu’yla güçlerini birleştiren daha büyük bir Arap savaşcı koalisyonunun bir bileşeni. Zaman zaman tugayın destekçilerinin Türk devleti yetkililerinin nefret ettiği ama Suriyeli Kürtlerin çok sevdiği PKK kurucularından Abdullah Öcalan’ın bayraklarını salladığı görülebilir.

Her ikisi de kendisini “Özgür Suriye Ordusu” diye adlandırıyor ama Özgür Suriye’nin nasıl olacağına dair görüşleri daha farklı olamazdı. Bir taraf Türkiye devletinin hırslarını desteklerken diğer taraf Kürt hareketinin Türkiye devletiyle olan savaşı devam ederken geliştirdiği görüşü destekliyor. Burada, Türkiye’de başlayan Batı Asya için iki farklı gelecek tahayyülünün çatışmasının Suriye savaş sahnesine aktarılması var. Aynı bayraklı iki grup Afrin’de karşı karşıya duruyor. Savaş sonrası Suriye’nin Esad tarafından yönetilmemesi konusunda hemfikirler.

Demokratik Kuzey Tugayı kimlerden oluşuyor?

Eski adı El Ka’ka Tugayı olan İdlip merkezli Demokratik Kuzey Tugayı, bazı ÖSO grupları ve El Kaide bağlantılı El Nusra Cephesi’nin kurduğu ittifak tarafından İdlip’ten çıkartıldı. El Nusra Cephesi – SRF/Hazzm Hareketi olarak adlandırılan ittifak, 2014’te IŞİD’e rakip bir halifelik kurmaya çalıştı. El Ka’ka Tugayı da tek bir amaçla, Esad rejimiyle savaşmak için kurulduysa da aynı bayrağı kullanan diğer gruplardan tarafından topraklarından çıkartıldı. Devrimin ihanete uğradığı hissiyle dolu olarak çok derin bir hoşnutsuzlukla Afrin’e çekildiler. Karşıtlarını destekleyen Türkiye ve Körfez Ülkelerinin kendi jeopolitik hırslarını Suriye’nin kaderine tercih ettiklerini anladılar.

Suriye’de göreceli olarak sakin bir bölge olan Afrin’e vardıklarında YPG tarafından karşılandılar. İki güç arasında kısa zamanda askeri koşullarla başlayan bir ideolojik ve politik dostluk gelişti. 2015’te Demokratik Suriye Güçleri’ne katıldıklarında kendilerini bölgelerinden çıkartan isyancı gruplar tarafından dönek olarak yaftalandılar. Aynı isyancı gruplar (Ahrar El Şam gibi) bugün Türkiye tarafından Afrin’e saldırmaları için destekleniyorlar.

Demokratik Kuzey Tugayı, Türkiye’nin Suriye iç savaşına müdahale etmesini ciddi bir şekilde eleştiriyor. Afrin ve Kürtlerin elindeki diğer bölgeler arasında bir koridoru engellemek için yapılan “Fırat Kalkanı” operasyonu sırasında, tugayın liderlerinden İskender Alaa’ Türkiye’nin saldırısını kınayarak açık bir şekilde “Yeni Osmanlı” hırslarına karşı çıktı ve Türkiye’yi Cerablus’tan çıkartmaya söz verdi. Hem Türkiye’ye hem de Esad’a karşı çıkmaları onları Suriye İç Savaşı’nda benzeri olmayan bir yere konumlandırdı. Kürtlerin projesini Esad hanedanı olmayan bir Suriye’yle bir araya getirmeyi denedikleri için sesleri bastırıldı.

Afrin’e saldırılara karşı bir Arap-Kürt ittifakı

Bugün, Demokratik Kuzey Tugayı’nın önde gelenlerinden çoğu kendilerini Afrin’de yeni kurulan Suriye Ulusal Demokratik İttifakı (SUDİ) için çalışmaya adamış durumda. Solcu, çok etnisiteli bir siyasi parti olan SUDİ, Arap gruplar ve diğer azınlıklar arasında köprü kurmak olduğu kadar Suriye’deki çoğu muhalefet grubunun giderek İslamcı görüş taraftarı olmasına karşı bir alternatif sunmak için de kuruldu.

The Region’a konuşan Suriye Ulusal Demokratik İttifakı temsilcilerinden Ahmed Shawa, Afrin’in “Türklerce işgalini” kınadı.

“Hem (bütünüyle Araplardan oluşan) Demokratik Kuzey Tugayı üyesi hem de Suriye Ulusal Demokratik İttifakı üyesi olarak, Afrin halklarıyla birlikteyiz ve Türkiye ve taşeronlarının Afrin halkına saldırısını kınıyoruz.”

Shawa, özellikle moral ve coğrafya sayesinde Afrin’in “Türk saldırısına” direnebileceğinde ısrarcı. “Afrin yüksek dağlık arazilerle ve dar vadilerle çevrili. Türkiye, Afrin direnişini yenemeyecektir.”

Shawa, Afrin savaşının Suriye’nin geleceğine dair dair iki görüş arasındaki savaş olduğunu yorumlama fırsatını da kaçırmadı.

“Bu grupların çoğu gibi tugayımız da Esad’ın barışçıl gösterilere verdiği barbarca karşılığa yanıt vermek üzere kuruldu. Şimdi içinde bulunduğumuz tarihi ana bakın. Türkiye destekli ÖSO grupları işgalci bir ordu oldular, Türkiye bayrağı sallıyorlar, Türkiye ordusu komutasında çalışıyorlar ve ne derlerse desinler Suriyeli tugaylar değiller. Onlar Türkiye’nin milisleri.”

Demokratik Kuzey Suriye Federasyonu’ndaki 5 temsilciyle birlikte SUDİ, siyasi âdemi merkeziyetçilik temelinde inşa edilmiş çok etnisiteli bir Suriye federasyonu öneriyor. Önde gelen üyeleri arasında Demokratik Kuzey Tugayı, Suriye Özgürlük ve İnsan Hakları İttifakı ve Suriye Devrimci Sol Akımı var. Bütün bu gruplar açıkça Şam’daki yönetime karşılar ve Kürtlerin önderliğindeki Kuzey Suriye projesinin savaş sonrası federal bir Suriye için en iyi yolu gösterdiğine inanıyorlar.

Shawa “Türkiye destekli güçlerin aksine biz tüm Suriye halklarını uyum içinde yaşadığı ve Rusya, Türkiye ve hatta ABD gibi yabancı güçlerin bu ülkenin gelecekteki yönünü belirlemeye dâhil edilmediği demokratik haklara saygılı bir devlet inşa etmek istiyoruz.” diyor.

Suriye devrimi soldu mu?

Shawa, Suriye devriminin başlangıçta meşru bir devrim olduğuna inanıyor: “Tüm Suriyelilerin ulusal devrimiydi ama sonra Türkiye müdahale etti ve Arapları Kürtlerle karşı karşıya getirdi.”

“Riyad el Esad, Hüseyin Harmuş gibi kişiler kendilerini yabancı devletlere sattılar. ‘Özgür Suriye Ordusu’ Türkiye tarafından eğitildi ve donatıldı. Bu noktada Özgür Suriye Ordusu bayrağını taşıyanların çoğu kendilerini Özgür Türkiye Ordusu olarak da adlandırabilirler diyen Shawa duraksayarak ekledi “Bunu söylemekten mutlu değilim ama bu durumda gerçek böyle.”

Shawa, Türkiye’nin emperyal hırsları olduğuna inanıyor: “20. Yüzyılın başında İskenderun’u ilhak ettikleri gibi şimdi de uzun süredir Arapların ve Kürtlerin bir arada olduğu toprakları almak istiyorlar”

“Ve Esad’ın Alevileri Araplarla karşı karşıya getirmeyi denemesi gibi Erdoğan da Türkiye’nin Kürt karşıtı düsturunu alarak Suriye’nin Kürtlerini Suriye’nin Araplarıyla karşı karşıya getirmek istiyor. Ama biz yolunu keseceğiz.”

Türkiye’nin Afrin’e yönelik saldırılarıyla Esad’ın Doğu Guta’ya yaptığı saldırıları karşılaştırması istendiğimizde, Shawa, ikisini karşılaştırma konusunda temkinli olmamızı gerektirecek kadar sert bir duruş alıyor ve “yeni Osmanlıcı hırslarıyla Türkiye aşırıcı grupları destekliyor, Afrin’de gaddarlık yapıyor. Ama ikisini karşılaştırmak konusunda tereddütlerim var. Esad rejiminin gaddarlığı, bana göre, bugün var olan herhangi bir liderle kıyaslanamaz. Diktatör Erdoğan’la bile. Esad tarif edilemeyecek kadar korkunç suçlar işledi” diyor.

Demokratik Kuzey Tugayı’yla bağlaşık olan Point Media’nın yayınladığı pek çok fotoğrafta grup üyelerinin YPG ve Abdullah Öcalan bayrakları taşıdığı görülebilir. Bir yandan bu kendilerini birlikte çalıştıkları Kürtler sevdirmiş ama diğer yandan Suriye’deki diğer muhalefet gruplarında şüphe uyandırmış.

Demokratik Kuzey Tugayı aynı zamanda, özellikle yeterince Esad karşıtı olmadığı iddia ettikleri Afrin Özerk Yönetimiyle olan ittifakı nedeniyle, Türkiye’yle müttefik muhaliflerden de eleştiri aldı.

Bu uyuşmazlıkları sorduğumuzda Shawa kısa bir iç çekişle “Kürtlerin önderliğindeki federalizm ve demokrasi projesiyle Suriye halkının daha geniş devrimci hayalleri arasında bir ortaklık olacağına inanmayanların olduğu doğrudur. Rejim ve adına ÖSO denilen gruplar gibi karşıtlarımızın aksine demokratik ve özgür bir Suriye çağrısında bulunuyoruz, Arap bir Suriye için değil. Bütün bileşenleri kapsayan bir Suriye çağrısında bulunuyoruz. Suriyeli Kürtler bununla ilgili bize katılıyorlar. Ancak hem muhalefet hem de rejim ‘Suriye Arap Cumhuriyeti’ ismini kullanmakta ısrar ediyor.

“Güneydeki diğer direnişçi grupların önerdiği alternatif nedir? Dera’daki bazı gruplar hariç artık ulusal bir devrimden söz eden yok. En ümit veren siyasi projeler dinci aşırılığa teslim oldular.”

“Bizi eleştirenlerin Afrin’deki gibi tüm Suriye halklarını birleştiren ve aşırılığı kınayan bir siyasi projesi var mı? Biz, Güney Suriye’deki tüm gruplarla çalışmaya ve bizi dinlemeye niyetleri varsa demokratik sistemimizi anlatmaya hazırız.”.

“Yavaş hareket ediyoruz, güçlüklerimiz de oldu ama inanıyoruz ki Afrin’de inşa etmeyi başardığımız şey tüm Suriye’de çoğalırsa işte o zaman ülkenin geri kalanıyla ileriye doğru bir yol açılır. Ve bizim istediğimiz de bu, çoğulcu ve demokratik bir Suriye”

07.02.2018

Mohammed Elnaiem

Kaynak: The Region

Çeviri: Kontra Salvo

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s