Mikis Theodorakis ve Yeni Gerçeküstü Arkadaşları – KTG


mikis-protest-660x330Pazar günü yapılan Makedonya gösterisi, derinden bölünmüş ve genelde kayıtsız olan Yunan toplumundaki gerçeküstücülüğü gösterdi. Zamanında antik Yunan dünyasını ve dinini yok etmek için elinden geleni yapan ve şimdi Büyük İskender’i savunan ruhban sınıfı gösterideydi. Bir zamanlar Yunan solunun efsanevi kahramanı olan ama askeri cunta döneminde kendisine eziyet çektirip işkence edenlerle, müziğini yasaklayanlarla ve şarkılarından ve cuntanın “Anavatan-Din-Aile” dogmasını takip etmeyen herkesten en az komünizm kadar nefret edenlerle el ele Mikis Theodorakis de gösterideydi.

Milliyetçi bir gösterinin açılış konuşmasını yapan on yıllar boyunca kültürel mirası faşizm ve nazi karşıtı şarkılarıyla şekillendirmiş bir Mikis Theodorakis.

92 yaşında ve hasta olan Theodorakis, tekerlekli sandalyesinden göstericilere “Makedonya geçmişte Yunan’dı, şimdi Yunan ve gelecekte de Yunan kalacak” derken bir yandan da “sol faşizm” diye bir şeyden bahsediyordu. Ve hoparlörden “bu toprak onların ve bizim” gibi sözlere sahip şarkıları ve müzikleri duyuluyordu.

Atina’daki Makedonya gösterisinin ilk saatinde, Syntagma Meydanı’nda kurulan sahnede yaşanan saçmalığı Yunan olmayanlar ve Yunanca konuşmayanlar hissedebiliyor mu bilmiyorum.

Gösteriyi örgütleyenler “Sessiz olun, çanlar yakında çalacak” şarkısını çalarken akıllarında Makedonya ve FYROM var mıydı? Hiçbir fikrim yok. Muhtemelen faşizme karşı Yunan direnişini yücelten efsanevi şair Yannis Ritsos’un yazdığı bu büyük ve anlamlı sözlere sığ ve üstünkörü yaklaşım bağlamında bir tercihti.

Theodorakis’i “yurtsever” konuşması nedeniyle alkışlayanlar arasında neo nazi Altın Şafak üyeleri ve Mikis’e tutuklu bulunduğu Makronisos adasında işkence yapan cuntacıların ardılların olan aşırı sağcılar vardı. Yani, tüm Yunan demokrat nesilleri için özgürlük ve mücadele sembolleri olan şarkılarından nefret eden toplum kesimleri.

Titreyen bir sesle, Theodorakis konuşmasına kalabalığa seslenerek başladı.

“Kardeşlerim, faşistler, ırkçılar, naziler, anarşistler, teröristleri, eşkıyalar” dedi ve milyonlarca Yunan üzerinde soğuk duş etkisi yarattı.

Theodorakis konuşmasının başında alaycılık yapmak veya “Makedonya’nın” yüzbinlerce ilgili Yunanı “birleştirdiği” mesajını vermek istemiş olabilir. Ama başarısız oldu. Başarısız oldu çünkü sadece o “ırkçılar, naziler ve faşistler” konuşmacıların olduğu sahnenin önündeydiler ve onu alkışladılar. Ve solcular yoktu.

Konuşmasının ilk cümlesinin hemen ardından Mikis ateşe biraz daha benzin döktü: “Ben bir yurtseverim, bir enternasyonalistim ve faşizmle ve onun en tehlikeli biçimi olan sol faşizmle savaşıyorum”

Yunanlar bir kere daha soğuk duş etkisi yaşadılar. Aşırı sağ, Theodorakis’in bu kamusal tövbesini duymaktan hoşnut oldu. İşkence, eziyet, tutukluluk ve sürgünün başaramadığını “Makedonya” başardı. Demokratlar ve solcular şoke oldular.

Mikis, tek bir cümlesiyle geçmişinin onlarca yılını, askeri cuntaya karşı mücadelesini, sürgündeki yıllarını, ailesinin çektiği acıları silip attı. Birkaç sözcükle kendi özgürlüğü için zamanın önemli uluslararası siyasi ve aydın kişilerinin başlattığı büyük dayanışma hareketini sıfırladı.

Kendisinin ve ülkenin tarihini, 1973’teki Politeknik ayaklanmasında öğrencilerin ters çevirdiği tank gibi ters çevirdi. Not: O öğrenciler yasak olmasına rağmen onun şarkılarını çalıyorlardı.

Mikis’in milliyetçilerin önünde kendi geçmişiyle ilgili nedamet getirmeye hakkı var. Ama bütün bir ülkeyi aşağılamaya? Hayır.

İsim tartışmasında bir uzlaşma bulmak sanki cuntacı albayların kendilerini takip etmeyen herkese -merkez siyasetin destekçileri olan ılımlı sağcılara ve soldaki komünistler demokratlara- yönelttikleri “ihanet” suçuyla eşitmiş gibi görülüyor.

92 yaşındaki Mikis Theodorakis’in, “Makedonya’nın Yunan olduğunu” savunmanın tek yolunun eski dostlarını/“yoldaşlarını” terk etmek ve yeni dostlar edinmek olduğuna inanmaya hakkı var. Bunu yaptı ve işe yaradı.

Altın Şafak sözcüsü Mikis’i, siyasi yolu “yurtseverler ve milliyetçilerle birleşiyor. Eski dönüşlerini affediyoruz.” diye tweet atarak övdü. Makronisos’ta Theodorakis’e de işkence yapmış olan bir cuntacının oğlu, “Mikis’i konuşurken duymak, babamı Makronisos’ta Makedonya hakkında konuşurken duymak gibiydi.” diye tweet attı.

Elbette Makedonya isim tartışması 1991’de ortaya çıktı, 1967-1968’te yoktu. Ama hey, Yunan “komünist avcılarını” tehdit eden de komşu Yugoslavya’daki komünist Tito’ydu! Makedonya o zamanlar bir sorun olup olmaması fark etmiyor, bunlar başkalarından daha yurtsever olduğunu iddia eden karışık kafaların tarihindeki ince detaylar.

Çok sayıda SYRIZA’lı yetkili Theodorakis’i eleştirdi ve parti sözcüsü Dimitris Tzanakopoulos “Theodorakis’in dar görüşlü ve siyaseten aşırı duruşları üzücü bir gelişme.” diye konuştu.

Selanik Belediye Başkanı Yiannis Boutaris “Theodorakis bir efsane ama bir hata yaptı” dedi.

Şair Yannis Ritsos’un kızı, babasının şiirlerini/şarkı sözlerini gösteride duymaktan rahatsız oldu: “Babam, Romiosini’yi 1945-1947’deki Yunan iş savaşı sırasında yazdı ve Romiosini, Yunan halkının Nazi karşıtı direnişinin tarihi bir övgüsüdür. Theodorakis’in şiiri, “kendisi ve diğer solcuların polis tarafından dövüldüğü 1966’nın Su Vaftizi Günü burnundan kan damlarken saatler içinde” bestelediğini yazdı.

Bazı internet kullanıcıları Mikis’in geçmişini kurcaladılar ve 1997’de Üsküp’te, 1941 yılında ölen ve orada gömülen “Zorba” anısına konser verdiğini gördüler. Theodorakis, Zorba’nın yaşamını anlatan film için müzik yapmıştı. O zamanlar FYROM’un “Makedonya” adını münhasıran kullanmaya çabalamasının bir sorun olduğunu söylemişti. Bazıları, o zamandan bu yana ne değişti diye yazdılar.

En hoşgörülüler bile sosyal medyada “Bunaklık” diyerek eski efsaneye saygı göstermediler. Böylesi bir etkinliğe sürükledikleri için ailesini suçladılar.
Mauthausen (lyrics Iakovos Kampanellis), Canto General (Pablo Neruda), Axion Esti (Odysseas Elytis), Romiosini, Epitaphios (Yannis Ritsos), Z & Lambrakis (director Costas Gavras)…

Mauthausen (sözleri Iakovos Kampanellis), Canto General (Pablo Neruda), Axion Esti (Odysseas Elytis), Romiosini, Epitaphios (Yannis Ritsos), Z & Lambrakis (yönetmen Costas Gavras)… Pazar günü “solcu faşistler” ve “devleti yoksayanlar” diye adlandırdıklarının yazdıklarından esinlenen başka bir Mikis Theodorakis olmalı.

Twitter’da birisi şöyle yazdı: “Theodorakis’in bütün şarkıları şimdi saklanmış sessizce ağlıyorlar”.

05.02.2018

Kaynak: Keep Talking Greece

Çeviren: Kontra Salvo

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s