Kolombiya’da Yoksullar Savaşıyor – Kieran Duffy


1280px-military_police_of_colombia

Kolombiya askerleri / 2013. Wikimedia Commons

Kolombiya barış sürecinin en büyük muhalifleri, savaşın gerçekliğinden en uzak olanlar.

Kolombiya barış sürecine gösterilen ateşli muhalefet ülke dışındaki çoğu gözlemciyi şaşırttı. Çoğu, neden bu kadar çok sayıda insanın, Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri (FARC) ile yapılacak herhangi bir anlaşmaya bu kadar isteksiz olduğunu ve daha fazla kan akmasına izin vermeye niyetli gibi göründüğünü anlamıyor.

Bunun nedeni çoğu Kolombiyalı’nın savaştan etkilenmemesinde yatıyor. Geçen Ekim ayında, barış anlaşmasının ilk halinin reddedildiği plebisitin ardından oluşan harita, savaşın en yoğun yaşandığı uzak kırsal kesimlerin “evet”  demeye en çok eğilimli yerler olduğunu gösterdi. “Hayır” diyenlerin çoğu ise olası sonuçlarla yaşamak zorunda kalmayacak olanlardı.

Ama kentteki ve kırdaki Kolombiyalılar arasında sadece bu uçurum yok. Ülkedeki askerlik hizmetinin yapısı, nerede yaşarlarsa yaşasınlar, işçi sınıfının savaştan en çok zarar gören kesim olduğunu gösteriyor.

Pek çok ülke bir tür askerlik hizmetini öngörüyor ancak yine çoğu nadiren çatışmaya katılıyor. Neredeyse 1948’den bu yana kesintisizi iç savaştan çeken bir ülke olan Kolombiya’da ise durum epey farklı. Çatışma, şiddetin zirve yapmasıyla noktalanan uzun süreli göreceli barış dönemleriyle bir artıp bir azalırken, askere gitmek asla güvenli bir tercih olmadı.

Bu da askere alma sürecindeki yaygın yolsuzluk ve sınıf ayrımcılığını daha da dehşet verici kılıyor. Askerlik hizmeti, ancak kurtulmak için rüşvet veremeyenler için geçerli. Esasında zenginlerin çıkarlarını korumak için yoksulların hayatı kurban ediliyor. Bu, dünyanın en eşitsiz ülkelerinden birinde var olan yaygın tabakalaşmanın en açık sonuçlarından birisi.

1993 tarihli yasaya göre, tüm Kolombiyalı erkeklerin, reşit olma yaşına geldiğinde askerlik durumunu “belirtmesi” gerekiyor. Bu belirsiz tanımlama, yasanın, farklı sınıflardaki erkeklere nasıl da farklı uygulandığının bir belirtisi. Orta ve üst sınıfların büyük çoğu askerlikten kurtulmak için para veriyor. Başta ihmal edilen kırsal bölgelerdekiler olmak üzere toplumun en yoksul kesimleri, bu yasalaşmış rüşveti karşılayamadıkları için savaşmak zorunda kalıyorlar.

Askerlik yapanlar arasında dahi yasalaşmış ayrımcılık var. Yüksek okul bitiren askerler çatışmasız bölgelere gönderiliyorlar. Bunlar, eskiden sadece bir yıl askerlik yapıyorlardı. Genellikle ülkenin en yoksul ve en ihmal edilen yerlerinden gelen yüksek okul bitirmemiş askerler ise on sekiz ay ile iki yıl arasında askerlik yapmak zorundalar ve genellikle Kolombiya’nın en tehlikeli yerlerinde görevlendiriliyorlar. Bu nedenle, asker-gerilla-sivil olsun, çatışmada ölenlerin büyün çoğunluğu Kolombiya’daki en yoksul insanları arasındalar.

Askere gitmeyenler veya gitmemek için ödeme yapmayanlar, gereken askerlik belgesine sahip olamıyorlar. Bu belge olmadan üniversiteden mezun olmak, yasal bir şekilde işe girmek veya mülk edinmek mümkün değil. Bu belgeye sahip olmayanlar devamlı bir şekilde ordu tarafından taciz ediliyorlar ve genellikle zorla askere alınıyorlar. Belgesini gösteremeyen yoksul gençlerin askere alınmak üzere yasa dışı bir şekilde toplanıp zorla kışlalara götürülmesi sıradan şeylerden.

Elbette, bunlar genellikle kentlerin yoksul mahallelerinde ve kırsam kesimde yaşanıyor. El Poblado veya Rosales gibi yerlerde bunların yaşanması düşünülemez bile.

On yıllar boyunca yoksulların hayatının duygusuz bir şekilde yok sayılması devam etti ve kamu söyleminde nadiren bir sorun olarak görüldü. Siyasetçilerin gündemini belirleyen zenginler, durumdan besbelli ki memnunlar. En sert FARC karşıtlarının dahi ne kendileri ne de çocukları askere gitmeye tenezzül ederler.

En bilineni, barış sürecine karşı hiç durmadan mücadele eden tutucu eski başkan Álvaro Uribe. Ne kendisi ne oğulları askerlik yaptı. Ve bu durum ne kendisini ne de kendisini destekleyen kalabalıkları savaş çığırtkanlığı yapmaktan vazgeçirdi.

İşe bakın ki barış anlaşmasının reddedilmesi için kullanılan en bilindik gerekçe FARC’ın küçükleri zorla silah altına almasıydı. Buna karşı en bilinen, ikiyüzlü tavır, savaşın devam etmesi ama buna kendi ailesinin dahil olmamasını istemek gibi görünüyor. Orta sınıflar veya zengin Kolombiyalılar için askerlik belgesine para ödemek utanç gerekçesi değil.

Yine de sistemin derinden adaletsiz olduğuna dair her zaman biraz kabul vardı. 2002’de, şu andaki başkan Juan Manuel Santos’un kuzeni Francisco Santos “yoksulların en yoksulu savaşıyor, zenginlerse generallerin araçlarını sürüyor” demişti. Barış anlaşmasının en büyük muhalifi haline gelmesine ve sorunu düzeltecek hiçbir şey yapmamasına rağmen bu söylediği doğru.

Bu konu geçen Ekim’de plebisit kampanyası sırasında ön plana çıktı. Ülkenin en yoksul ve en çok şiddet yaşanan yerlerinden Pasifik kıyısındaki Buenaventura şehrindeki bir “hayır” mitingi sırasında, Uribe, Leonard Rentería adlı bir öğrenciyle karşı karşıya geldi. Ateşli bir konuşma yapan Rentería, barışa en çok karşı çıkanların savaştan en az uzak kalanlar olduğunu söyledi: “Zenginlerin çocukları savaşa gitmiyor, biz gidiyoruz, yoksullar”.

2014’teki seçim kampanyasında Santos, askerliğin pek de sevilmediğini kabul etmiş gibiydi. Barış sürecinin başarıya ulaşması halinde kaldırılması gerektiğini söyledi. Şu anda bunun olacağına dair bir işaret yok. Hatta yüksek okul bitirmeyenlerin şu an iki yıl olan askerlik süreleri uzatılacak.

Sadece birkaç, isteksiz reform yapıldı. Örneğin şimdi gençler yasal olarak işe girip askerlik belgesi için kademe kademe ödeme yapabiliyorlar. Hiç kuşkusuz bu da hayatı yoksullar için güç kılmaya devam ediyor.

Kolombiya ordusu, batı yarım kürede insan hakları ihlali yapanların başında geliyor. Yani zorla askere alma en büyük suçlarından değil. Çatışmada öldürdüklerinin sayısını çok göstermek için yaygın bir şekilde sivilleri öldürmesi veya milyonlarca insanın yerinden edilmesinde sağcı paramiliter gruplarla işbirliği yapması yanında hiç kalıyor. Yine de Kolombiya’da yaşanan korkunç eşitsizliklerin en çarpıcı örneklerinden biri.

Kolombiya devleti bağımsızlıktan bu yana neredeyse tamamen zenginlerin ve özel sermayenin çıkarları doğrultusunda hareket etti. İç savaş yılları boyunca Kolombiya ordusu az sayıda grubun ayrıcalıklarını korurken kitleleri asker olarak hizmet etmeye zorlamaya devam etti.

Umarım Santos, askerliği kaldırma vaadinde samimi olduğunu gösterir. Zira işçi sınıfının yaşamı önemsiz bir şey olarak görüldüğü sürece ülke hiçbir zaman kalıcı barışa kavuşamayacak.

25.04.2017

Kieran Duffy

Kaynak: Jacobin

Çeviri: Kontra Salvo

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s