Hollanda İşçi Partisi’nin Pasoklaşması – David A. Hollanders


pvda_flickr_kl_wijnantsHollanda seçimleriyle ilgili söylenecek en az iki şey var. Manşet haber, Wilders’in aşırı sağ partisi PVV’nin seçimlerden en büyük parti olarak değil, Başbakan Rutte’nin partisi VVD’nin ardından ikinci sırada çıkması. Ancak daha önemli haber, Hollanda İşçi Partisi’nin (PvdA) Pasoklaşması ve Sosyalist Parti’nin alternatif olarak ortaya çıkmanın yanından bile geçmeyecek kadar etkisiz kalması.

Sol Söylem ve Sağ Siyaset

Sosyal Demokrat PvdA ve sermayenin partisi VVD arasındaki sentez, 1994’te VVD ve PvdA “büyük koalisyon” kurduklarında somutlaştı. Bu, her ikisi için de o zamana dek birlikte hükumet kurmak düşünülmeyecek bir şey olduğu için eşi benzeri görülmemiş bir şeydi (bu nedenle o zamana dek Hıristiyan Demokratların hükumette yeri garanti gibiydi). 1994’ten beri sosyal demokratlar, seçim kampanyasında sol söylem kullanmayı ve hükumette sağ siyaset yürütmeyi birlikte götürdü. ING ve ABN AMRO bankalarının kurtarılmasını, Hollanda’nın vergi cennetine dönüştürülmesini, Irak Savaşını, işsizler için zorunlu çalışmayı, Yunanistan’ın yeni-sömürge haline getirilmesini ve sağlık sisteminin özelleştirilmesini desteklediler. Sonraları bakanları, bankalar ve danışmanlık şirketlerinde kazançlı işler buldular.

PvdA’nın Çökmesi

PvdA, bütün bunları atlatmayı ve neoliberal statükonun iyi polisi rolünü oynayarak sol seçmenleri kendilerinin tek sorumlu, tecrübeli, büyük sol parti olduğuna, yani Sosyalist Parti veya Yeşiller gibi muhalefete mahkum küçük partilere verecekleri oyların boşa gideceğine ikna etmeyi başardı. Hollanda tarihindeki en büyük kaybı sonrasında bu artık sona erdi. PvdA, parlamentoda 29 koltuk kaybetti ve kalan 9 koltukla birlikte artık her ikisi de 14’er koltuk kazanan Yeşiller ve Sosyalist Parti’den daha küçük durumda. Bu da PvdA’yı tutan stratejinin ve dolayısıyla partinin kendisinin kırıldığı anlamına geliyor. Katıkdıkları bu hükumet, sosyal demokratların atlatamayacağı kadar neoliberal bir hükumetti.

PvdA’nın çöküşü gecikmişti ve bu, herhalükarda statükoyla mücadele için gerekli ama yeterli olmayan bir çöküştü. Bundan, PVV, Hıristiyan Demokratlar ve D66 karlı çıktı. Parlamentoda koltuk kaybeden tek muhalefet partisi, kamu sektörünü biçen bir hükumette yer alan PvdA sayesinde önüne büyük bir siyasi fırsat çıkmasına rağmen, Sosyalist Parti oldu.

Sosyalist Parti ve Yeşiller: Irkçı, Neoliberal Statükoyla Mücadele Konusunda Ciddi Değiller

SP, birçok çelişkili duruşu bir arada götürmeye çalıştı. Statükoya karşı çıkarken aynı zamanda Amsterdam yerel yönetiminde VVD ile hükumet kurarak sorumluluk sahibi olduğunu kanıtlamaya çalıştı. Irkçılığa karşı somut dayanışmadan yoksun soyut ifadeleri kullanmaya devam etti (Rotterdam polisi, Noel Baba’nın Hollanda versiyonunda yer alan Zenci Peter karakterini protesto exen barışçıl zenci göstericilere saldırırken, SP lideri çocukların arasında protesto yapanlarla işi olmayacağını söyledi). Eurogroup’u eleştiriyor ama Syriza’nın teslimiyetini destekliyor. Kemer sıkmayı reddediyor ama “İstikrar ve Büyüme Paktı”nın kaldırılması çağrısında bulunmuyor. Diğer bir deyişle, SP, ırkçı ve neoliberal statükoyla mücadele konusunda ciddi değil.

Aynı şey Yeşiller için de söylenebilir. Yeni, genç bir liderle parlamentoda 10 koltuk daha kazandılar. Ancak son yıllarda Yeşiller, sosyal güvenlik harcamalarında yapılan ciddi kesintileri ve öğrenci desteğinin kaldırılarak öğrencilerin borçlandırılmalarını destekledi. Yeni liderleri Jesse Klaver’in kampanyası canlandırıcıydı ama Obama ve Trudeau’nun kampanyalarıyla birebir aynıydı. Onlara inanmak isteyebilirsiniz ama tüm umut & değişim söylemleri daha baştan ölü, dayanıklılık, ideoloji, strateji, örgütlenme ve parlamento dışı destekten yoksunlar.

Genel Görünüm

Hollanda seçimlerinin iyi haberi, sosyal demokrat oyunun nihayet sonra ermesi. Kötü haberi ise alternatifinin nesnel olarak daha kötü olması. Öngörülebilir gelecekte, Hollanda seçimleri ırkçı partiyle, biraz daha az ırkçı, neoliberal iki parti (VVD, CDA) ve ırkçı olmayan radikal neoliberal parti (D66) arasında geçecek. Bu partiler ne zaman çoğunluk elde edemezlerse, Yeşiller ve Sosyalist Parti’ye güvenebilecekler. Sonra bu iki parti de pasoklaşarak kaybolacak. O zamana dek anlatılacak tek bir hikaye var o da Başbakanı PVV’nin mi VVD’nin mi seçeceği.

21.03.2017

David A. Hollanders

Transform!

Çeviri: Kontra Salvo

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s